Untitled Page
OSMANLI İMPARATORLUĞU GENEL BİLGİLER

 
osmanlı imparatorluğu
Osmanlı İmparatorluğu  
  Osmanlı İmparatorluğu
  Osmanlı İmparatorluğu Kuruluş
  Osmanlı Padişahları
  Osmanlı Hat Sanatı
  İletişim
  Ziyaretşi defteri
  Siteni Ekle
  Yönetin Nezaman Çöker
  Ölüsü Canlandırılan Padişah
  Korkusuz Şahzade
  Padişah Hikayeleri
  => İLK OSMANLI KANUNU
  => KORKUTAMAYAN DÜŞMAN
  => SIR SAKLAMAK
  => İKİ OSMANLI
  => İŞTE HAK İŞTE SALAHİYET
  => AYDOS'U FETHEDEN RÜYA
  => OSMANLI DONANMASI
  => KOL VE SAKAL
  => PADİŞAHIN İŞİ NE?
  Osmanlı Sarayları
  Osmanlı Nükteleri Video İzle
  Padişah Meslekleri
  Sporcu ve Şair Padişahlar
  Padişahların Ölüm Sebepleri
  Padişahların Saltanat Yaşları
  Osmanlı Ünvanları
  Osmanlı Haritaları
  Osmanlı Sancakları
  Osmanlı Bayrakları
  Halice Gerilen Zincir ve Silahlar
  Kesici ve Ateşli Silahlar
  Mehter Takımı ve Mehter Marşları
  Osmanlıda Toprak İdaresi
  Osmanlı Silahları
  Osmanlı Sadrazamları
  Resim Galerisi
  Osmanlı da Minyatür San'at ı
İŞTE HAK İŞTE SALAHİYET

 

Yıldırım Beyazit, serkeşlik eden Bulgaristan'ı fethetmişti. Buna içerleyen Macar Kralı Sigismund, başkent Bursa'ya özel elçisini fethi proteto etmek ister. Elçiler Bursa'ya girerler. Geliş çoktan tüm şehirde duyulmuş, gavur görmemiş meraklı halk sokaklara dökülmüştü. Halk süslü koşumlu atlara binmiş elçiyi ve korumalarını izlemekte, bir yandanda gülümseyerek dalga geçiyorlardı: " Vay canına Durak Çavuşum! Görmekte misin ki; koşumlar atlardan, atlar binicilerinden daha değerli... Şu gavurcuklar çok alem vesselam!" "Bunlar niye kadın gibi süslenmişler böyle?" Elçi söylenelerin birkısmını anlar ama bozulduğunu göstememeye çalışır. Zira kral her şart altında diri durmasını emretmişti: "Azametli dur, sert bak, Osmanlı'ların içine korku salmaya çalış! Macar kafilesini görünce yürekleri ürpersin. Padişaha da meydan oku. Hangi hakla Bulgaristan'ı fethetdiğini sor. Üzerine yürü. Yüklenebildiğin kadar yüklen! Beni temsil ettiğini unutma." Elçi kralın söylediklerini içinden tekrarlaya tekrarlaya yeniçerilerin ardından saraya girer. Yıldırım Beyazıt elçiyi huzuruna kabul eder. Elçi önce getirdiği hediyeleri takdim eder ve söze başlar: "Azametlü, kudretlü, asaletlü, fehametlü Macaristan Kralını temsilen..." Sadrazam elini kaldırıp elçiyi susturur: "Sadede gel elçi, bizim boş vaktimiz yok. Ayrıca da biz kuvvet, kudret, azamet kaynağı olan Allah'tan başka hiçbir kuvvet, kudret, azametten korkmayız. Bunu böyle belle ve buna göre kelam et." Macar elçi ne diyeceğini şaşırır ve kekelemeye başlar: " Ama kralımızın ordusu çok büyüktür, o yüce bir kraldır." "Dağ ne kadar yüksek olırsa olsun yel üstünden aşar." "Siz yel değilsiniz ki..." "Evet ama sizde dağ değilsiniz! Bize Yıldırım dendiğini duymuşsunuzdur." "İyi ama siz hangi hak ve hangi selahiyetle Bulgaristan'ı işgal ettiniz?" Yıldırım Han bir kur'an ve bir kılıç getirilmesini emreder. Sağ eline Kur'an'nı, sol eline kılıcı alır. Önce sağ elini göstererek: "İşte hak!" Sonra sol elini havaya kaldırıp: "İşte selahiyet!" Sonra elçiye: " Var git şimdi cevabımızı kralına aynen ilet, kendisinden korkmadığımızı söyle. Biz hakkı Kitabimızdan, selahiyetide kılıcımızdan alırız! Allah'a güvenir yalnız Ondan korkarız. Bütün küffar birleşip üstümüze gelse davamızdan dönmeyiz!"

 

Osmanlı İmparatorluğu  
   
Reklam  
   
 
   
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=